Endodonti: Kanal Tedavisi

Endodonti terimi; endo içinde anlamında, odont diş anlamındaki kelimelerden türeyerek diş ve dişi kuşatan dokuların rahatsızlıkları manasına gelmiştir.

Halk dilinde kanal tedavisi olarak da bilinen endodonti, dişin sinire yakın çürükler yüzünden diş yapısının hasar görmesi üzerine merkezde yer alan sinirlerin toplanması işlemidir. Sinirleri alınan diş sonrasında dolgu ile doldurularak, diş kayıplarının önüne geçilmiş olunur. Eskiden sinir dokusu zarar gören dişler çekilirken; günümüzde artık endodonti tedavisinin sayesinde diş çekimleri oldukça azalmıştır. Bu sebepledir ki diş hekimlerinin en çok başvurduğu yöntemlerden biri haline gelmiştir.

Kısaca dişin yapısını inceleyecek olursak; diş iki kısımdan oluşur ilk kısmı kuron, ikinci kısmı köktür. Kuron, dişin dıştan görülen tarafıdır. Kök ise dıştan görülemeyen ancak radyolojik filmler ile görülebilen kısımdır. Kuron; mine, pulpa ve dentin şeklinde üç tabakadan meydana gelir. Dişin pulpasında meydana gelen rahatsızlıklar ise endodontinin ilgi alanına girmektedir.

Diş pulpası; dişin derinliklerinde bulunan damar ve sinirden oluşan yumuşak bir doku tabakasıdır. Pulpaya yakın oluşan diş çürükleri ve kırıkları burada iltihap kapma riskini arttırmaktadır. Eğer iltihap kapmış sinirler pulpadan çıkarılmaz ise ciddi bir enfeksiyon ve apse oluşumuna sebep olur. Endodonti uygulaması bu noktada dişin kurtarılması bakımından çok büyük bir öneme sahiptir.

Kanal tedavisi hangi durumlarda gerekir?

  • Dişte sinire kadar inen çürüğün ortaya çıkması
  • Çeşitli sebepler ile dişin eski canlığını kaybetmesi
  • Diş eti problemleri sonucunda oluşan enfeksiyonlar
  • Diş kırığı sebebiyle sinirlerin hasar görmesi
  • Diş aşınmaları
  • Ağız yapısına uymayan dolgu ve protezler

Diş çürüğü nedir? Diş çürüğü ilerler mi?

Diş çürükleri genelde yediğimiz içtiğimiz besinlerin ağızda bıraktıkları bakteri plakları sonucunda zamanla oluşan bir rahatsızlıktır. Çürükler önce mine tabakasına yayılım gösterirler, bu aşamada herhangi bir önlem alınmaz ise çürük oluşumu giderek artmaya başlar ve dentin tabakasına ulaşır. Bu gibi durumun yaşanmaması için ağız ve diş temizliğimize özen göstermemiz gerekir.  Dentin tabakasına ulaşan çürükler genellikle soğuk yiyeceklere karşı hassasiyet göstermesinin yanı sıra bazen hiçbir hassasiyet belirtisi göstermeyebilir. Dentinin yapısı yumuşak olduğundan çürükleri diğer komşu dişlere çok çabuk bulaştırmaktadır. Bu yüzden düzenli aralıklarla hekiminize diş muayenesi yaptırmak olası diş çürüklerinin önüne geçmemiz açısından oldukça önem taşımaktadır. Çürüğün dentin noktasındaki tedavisi genellikle yeni nesil kompozit dolgular ile ilerlemesini durdurmaktır.

Diş çürüğünün dentin dokusunda ilerlemeye devam ederse artık son noktası olan pulpaya yani dişin sinirine kadar ulaşmasıdır. Bu durumda hekiminiz size kanal tedavisi uygulayarak bu çürüğü dişinizin sinirlerinden temizler.

Kanal tedavisi gerektiren durumlar nelerdir?

  • Dişin sıcak ve soğuk yiyeceklere, içeceklere gösterdiği hassasiyetler
  • Geceleri uykudan uyandıran diş ağrıları ve gün içinde kendiliğinden gerçekleşen ağrılar
  • Besinleri çiğnerken yaşanan ağrı ve hassasiyetler
  • Sinir hasarı sonucunda dişte görülen renk değişimi
  • İleri boyuta ulaşan çürüğün apse ve enfeksiyon oluşturması
  • Hekiminizin yaptığı radyolojik testler sonucunda
  • Diş hekimlerinin neredeyse tamamı doğal dişin korunmasından yanadır. Diş kayıpları ağızdaki yapıyı bozabilirken diğer dişlerimizin de zarar görmesine neden olur. Kanal tedavisi doğal dişi korumasının yanı sıra bizi pahalı ve zahmetli diğer tedavilere maruz bırakmamış olur. Kanal tedavi görmüş dişin kaliteli materyallerle kaplanması durumunda diş uzun ömürlü de kullanılabilmektedir.

Endodonti işlemi nasıl yapılır?

Öncelikle doktorunuzun yapacağı muayene ve tetkik sonrası dişinizin durumu tespit edilir. Çekilecek bir film ile kanal uzunluğu saptanır. Tedavinin uygulanacağı yerin uyuşturularak hastanın acı duymaması sağlanır. Dişteki çürükler temizlenerek kuron kısmı açılarak kök kanallarına ulaşılır. Ardından kök kanallarının içindeki sinirler çıkarılır. Kök kanalları şekillendirildikten sonra bölgenin dezenfekte edilmesi sağlanır. Ardından hastanın durumuna göre kök kanallarına ilaç konarak geçici dolgu ile bu bölge kapatılır. Hekiminizin gerekli göreceği seans aralıklarında bu işlem tekrarlanır. Genellikle 2-3 seans aralıklarında bu işlemin sürdüğü görülmüştür. Tedavi sonrası ağrı ve hassasiyet reaksiyonları gözlenebilir. Bu çok normal bir durum olup birkaç gün içinde ortadan kalkmaktadır. Ayrıca şiddetli ağrı durumlarında doktorunuzun önereceği ağrı kesiciler bu probleme çözüm olacaktır. Hastaya uygulanacak tüm seansların ardından geçici dolgu kalıcı dolguya çevrilerek işlem tamamlanmış olur. Doktorunuz uygun görürse dolgunun içine dişe yapısal destek sağlanması için uygun materyalde çubuk konulur. Bu da dişin sağlamlığını arttıran önemli bir faktördür. Kanal tedavisi sonrası dişin durumu sağlıklı dişlere göre daha kırılgan ve esnekliğini kaybetmiş olacaktır. Bu yüzden kanallı dişinize uzun ömürlü olması açısından, porselen veya faklı bir maddede kaplama yapılarak dişinizin kullanım süresi artmış olur.

Kanal tedavisi sonrası dikkat edilmesi gereken durumlar

  • Genelde her diş tedavi sonrası 2 saat hiçbir şey yiyip içilmemelidir. Anestezinin etkilerinin geçmesi beklenmelidir.
  • Tedavi sonrası sigara kullanımına dikkat edilmelidir, hatta minimum düzeye indirilmelidir.
  • Kanallı dişinizi 2 3 gün süreyle kullanmamaya orada bir şeyler çiğnememeye özen gösterilmelidir.
  • Kanallı dişiniz ile sert ve kabuklu yiyecekleri kırmaya çalışmayın. Hatta bunu hiçbir dişinizle yapmamaya çalışın. Unutmayın ki dişlerimiz aslında çok narin uzuvlarımızdan bir tanesidir.
  • Geçici dolgu sonrasında asla seanslarınızı atlamayın. Doktorunuzun önerdiği seans takibini mutlaka yapınız.
  • Tedavi yapılan dişinizi temizlerken çok hassas davranınız. Yumuşak başlı diş fırçaları bu noktada size yardımcı olabilir. Unutmayın ki geçici dolgular aşınmalara çok müsaittir. Aşınan dolgular tedaviniz açısından tehlike oluşturabilir.

Kanal tedavisinin başarısız olma nedenleri nelerdir?

Düzgün yapılmış bir kanal tedavisi işleminin başarı oranı çok yüksektir. Olası durumlar söz konusu olabilir bu, hasta ile ilgili olabileceği gibi doktor ve klinik ile ilgili bir sorundan da kaynaklanmış olabilir.

Hastadan Kaynaklanan Nedenler

Hastanın ihmali sonucu tedavinin gecikmesi veya muayenelerine gecikmesi gibi sebepler.

Hastanın diş hekimi korkuları gibi psikolojik nedenler.

Kanal tedavisi boyunca hastanın doktorun tavsiyelerine uymaması, ilaçlarını aksatması gibi durumlar.

Hastanın diş kökü ile ilgili ortaya çıkan ve tedaviyi zorlaştıran etmenler.

Kanallı dişin aşırı derecede kullanılıp sert besinlerin çiğnenmesi.

Hastanın diş iltihabının ve enfeksiyonunun direnç göstermesi.

Diş Hekiminden Kaynaklanan Nedenler

Doktorun bu tedavi için tecrübesinin ve bilgisinin eksik olması.

Tedavi de kullanılan malzemelerin yeterince steril olmaması.

Diş kökünün sinirlerden düzgünce temizlenememesi.

Diş kökünde kanal içinin gerektiği kadar genişletilememesi.

Hastaya tedavisine uygun olmayan ilaçların kullanılması.

Kanal tedavisi sonrası yapılan dolgunun kötü olması.

Tedavi sonrası Geçici veya kalıcı dolgunun aşırı yüksek yapılmış olması.

Başarısız geçen endodonti tedavisi sonrası yapılabilecekler; doktorunuz kanal tedavisini tekrarlayabilir ya da cerrahi işlem ile dişinizin iltihabını temizleyebilir. Bu işlemlerden de bir sonuç alınamazsa son çare olarak diş çekimi gerçekleştirilir. Unutmayın ki diş çekimi en kolay yapılabilecek bir işlemdir. Önemli olan dişin kurtulmasıdır. Hiçbir şey kendi dişiniz gibi olmamaktadır. Bu açıdan hekiminize ve size çok önemli görevler düşmektedir.

Kanal tedavisi zorlu bir süreci içeren tedavi yöntemleri arasındadır. Bu nedenledir ki tedavi öncesi ve sonrası ekstra özen ve çaba gerektirmektedir. Gerekli önlemler alındıktan sonra bu tip sorunları yaşamanız mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla sağlığımızı yeniden kazanmamız için dikkat edeceğimiz noktaları gözden kaçırmamamız gerekmektedir. Tüm ideal şartlar yerine getirildikten sonra endodonti işleminin başarısızlık yüzdesi de çok düşük olmaktadır.



Bir cevap yazın